Veri dünyasında en çok merak edilen terimler veri sözlüğü içerisinde yer alıyor. İngilizce veri terimlerinin Türkçe karşılık ve tanımlarını inceleyebilirsiniz.
A/B testi (A/B Testing)
Belirli bir ürün, tasarım veya özelliğin iki farklı sürümünü (A ve B) aynı anda deneyerek, kullanıcı tepkisi veya performans metriği üzerinden karşılaştırma yapma tekniğidir. Hangi sürümün daha iyi sonuç verdiği, veriye dayalı olarak ölçülür.
Açık kaynak (Open source)
Kaynak kodu değiştirilebilen ve belirli ihtiyaçlara göre uyarlanabilen bir bilgisayar programıdır. Açık kaynak yazılım, iş birliğini teşvik eder ve yazılımcıların çalışmalarını özgürce paylaşmalarına olanak tanır.
Açık veri (Open data)
Bu, herkesin, her yerde, her zaman serbestçe erişebileceği, kullanabileceği, düzenleyebileceği ve dağıtabileceği içeriktir. 2005 yılında tanıtılan Açık Tanım (Open Definition), bu veriye erişimde hiçbir teknik veya yasal engelin olmadığı bir birlikte çalışabilirlik (interoperability) ruhunu teşvik eder.
Algoritma (Algorithm)
Belirli bir problemi çözmek için tanımlanmış bir prosedür veya kurallar dizisi.
Anakart (Motherboard)
Bilgisayarın tüm temel bileşenlerini (işlemci, bellek, genişletme kartları vb.) üzerinde barındıran ve birbirine bağlayan ana devre kartıdır. Bilgisayar ve diğer elektronik cihazlarda bulunan RAM, SSD ve sabit disk gibi verileri içeren cihazlar anakarta bağlanarak çalışır.
Analitik (Analytics)
Kayıt altındaki bilgilere matematik, istatistik ve bilgisayar programlaması yöntemleriyle bakarak anlamlı kalıplar ve eğilimler keşfetmeyi ifade eder.
API
Application Program Interface – web tabanlı yazılım uygulamalarının nasıl erişilip geliştirileceğine dair talimatlar dizisidir.
Başlangıç yükleyici (Bootloader)
Bilgisayar ya da cihazın açılış aşamasında işletim sistemini veya diğer yazılımları yüklemek için kullanılan düşük seviyeli yazılımdır.
Bellek (RAM – Random Access Memory)
Verileri geçici olarak tutan ve işlemcinin hızlı erişebildiği bellek türüdür. Bilgisayar kapatıldığında içeriği silinir.
Bellek yalıtımı (Memory isolation)
İşletim sistemi veya donanım üzerinde farklı süreçlerin (process) bellek alanlarını birbirinden ayırarak güvenlik ve kararlılığı artırma yöntemidir.
BigTable
Google’ın Arama (Search) ve Haritalar (Maps) gibi temel hizmetlerini yöneten bir veri depolama sistemidir.
Biyometri (Biometrics)
Fizyolojik ve davranışsal insani özelliklerin istatistiksel analizidir.
Blok zinciri (Blockchain)
Dağıtık bir veri tabanında kayıtların (blokların) kriptografik olarak birbirine bağlanmasıyla oluşturulan bir sistemdir. Merkezî bir otoriteye ihtiyaç duymadan güvenli işlem takibi sağlar ve kripto para birimlerinden tedarik zinciri yönetimine kadar birçok alanda kullanılır.
Blu-ray disk (Blu-ray disc)
Yüksek çözünürlüklü (HD) video ve büyük veri depolamak için tasarlanmış optik disk formatıdır. Standart DVD’ye kıyasla daha yüksek kapasiteye sahiptir. Veri saklama için de kullanılmaktadır.
Büyük veri (Big data)
Sayılamayacak kadar çok kaynaktan gelebilen, büyük miktardaki yapılandırılmış ve yapılandırılmamış veriyi ifade eder. ‘Üç V’ (volume, variety, velocity) ilkesine dayanır ve petabayt veya eksabayt boyutlarında ölçülebilir (yani, gerçekten çok fazla veri). Küçük veri (small data) daha kolay yönetilebilir. Allen Bonde’un ortaya attığı “Büyük veri makineler içindir; küçük veri insanlar içindir” düşüncesi buna işaret eder.
Bulut (Cloud)
Telekom sektöründe, verinin iki nokta arasında geçtiği ağın bir bölümüdür.
‘Bulut’ aynı zamanda internet üzerinden erişilebilen (sadece bilgisayarınızdan değil) yazılım ve hizmetleri ifade eden popüler bir terimdir.
Bulut bilişim (Cloud computing)
İnternet üzerinden barındırılan hizmetlerin üç ana kategoride sunulmasıdır:
- Public (Genel Bulut): Çevrimiçi hizmetlerin genel halka açık şekilde sunulması
- Private (Özel Bulut): Yalnızca tek bir kuruluşa özel hizmetlerin sunulması
- Hybrid (Hibrit Bulut): Özel ve genel bulut servislerinin bir arada kullanılmasıyla elde edilen esneklik
CD-ROM (Compact Disc Read-Only Memory)
Verilerin sadece okunabildiği, yazma veya silme işleminin yapılamadığı optik disk formatıdır.
Colocation
Özel mülkiyete ait sunucuların, bir veri merkezinde yer kiralayarak barındırılması uygulamasıdır.
Çekirdek ağ (Core network)
Bir telekom veya veri ağının ana omurgasını oluşturan bölümdür. Yüksek kapasiteli hatlarla, farklı uç ve erişim ağlarından gelen veri trafiğini yönlendirir ve taşır.
Çıkar-Dönüştür-Yükle (ETL – Extract, Transform, Load)
Verileri farklı kaynaklardan “çıkararak”, analize veya depolamaya uygun hâle getirmek için “dönüştürerek” ve hedef sisteme (ör. veri ambarı) “yükleyerek” kullanılan klasik büyük veri işleme yaklaşımıdır.
Çıkar-Yükle-Dönüştür (ELT – Extract, Load, Transform)
Verileri önce ham hâliyle veri gölü veya veri ambarı gibi bir ortama “yükleyip”, ardından bu hedef sistemin sağladığı işlem gücüyle “dönüştürmeyi” öngören, ETL’e alternatif bir süreçtir.
Dağıtık dosya sistemi (Distributed file system)
İstemcilerin, sunucuda depolanan verilere uzaktan erişebilmesini sağlayan bir uygulamadır.
Dağıtık mimari (Distributed architecture)
Büyük veri gibi yüksek hacimli ve karmaşık iş yüklerini yönetebilmek için veri ve işlemci kaynaklarını birden fazla sistem veya sunucuya bölerek çalıştırma yaklaşımıdır. Yük paylaşımı, ölçeklenebilirlik ve hata toleransı sağlar.
DDoS
(Distributed Denial-of-Service) – Bir web sitesine aşırı trafik gönderilerek çökmesine veya kapanmasına neden olma girişimidir.
Depolama (Storage)
Elektromanyetik bir arşiv olarak veri saklama biçimidir. USB bellek gibi takılabilir depolama aygıtlarıyla bilgisayara giriş/çıkış bağlantısı üzerinden bağlanabilir.
Dinamik bellek ayırma (Dynamic memory allocation)
Program çalışırken ihtiyaç duyulan bellek alanının ayrıldığı veya serbest bırakıldığı süreçtir (örneğin C dilinde malloc ve free fonksiyonları).
Dizin (Directory)
Dosya sistemi içinde dosyaları düzenli bir yapıda saklayan ve onlara erişim için referans veren öğedir.
DVD (Digital Versatile Disc)
CD-ROM’a göre daha fazla depolama kapasitesine sahip bir optik disk türüdür. Film, oyun veya yazılım dağıtımı gibi pek çok alanda kullanılır.
E-imza (Electronic signature)
Elektronik ortamlarda doğrulama ve kimlik teyidi için kullanılan dijital işaretlerdir. Resmî süreçlerde kâğıda atılan ıslak imza yerine geçebilir ve hukuki geçerliliğe sahiptir.
EEPROM (Electrically Erasable Programmable Read-Only Memory)
Elektriksel olarak silinebilen ve yeniden programlanabilen kalıcı bellek türüdür. BIOS çipleri gibi donanımlarda kullanılır.
Ekran kartı (Graphics card)
Görüntü işlemlerini gerçekleştiren ve monitöre çıktı sağlayan donanım bileşenidir. Dahili (entegre) veya harici (ayrı) olabilir. Bazı ekran kartlarının üzerinde kendi hafızasını içeren veri depolama üniteleri bulunur.
Felaket kurtarma (Disaster recovery)
Bir siber saldırı gibi olumsuz bir olay sonrasında işletmenin kritik işlevlerini korumasını veya yeniden devreye almasını sağlayan stratejik plandır.
Flash disk (USB flash drive)
USB portu üzerinden bağlanan, hızlı okuma-yazma yapabilen, taşınabilir katı hâl depolama aygıtıdır. Genellikle “USB bellek” olarak da bilinir.
Gecikme (Latency)
Veri aktarımındaki gecikmeyi ifade eder. İnternet yayınlarındaki “yükleniyor” simgesi olarak bildiğimiz o sinir bozucu bekleme halidir.
Genel Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR)
Avrupa Komisyonu tarafından belirlenen ve 25 Mayıs 2018’de yürürlüğe giren gizlilik yönetmeliğidir. Veri koruma standartlarına uyulmaması durumunda daha ağır cezalar öngörür.
Genişletilmiş gerçeklik (Extended Reality – XR)
Sanal gerçeklik (VR) ve artırılmış gerçeklik (AR) gibi teknolojilerin bütününü kapsar; fiziksel ve dijital öğeleri harmanlayarak yeni deneyimler sunmayı amaçlar.
Gerçek zamanlı analitik (Real-time analytics)
Verinin toplandığı anda işlenerek anında içgörü üretilmesi sürecidir. Bu sayede e-ticaret, finans veya IoT gibi alanlarda hızlı kararlar alınabilir.
Gigabyte/Gigabit
“Giga”, Yunanca “dev” anlamına gelir ve 1 gigabayt, 1 milyar bayta eşittir. Bir gigabit ise 1 milyar bitten oluşur; genellikle telekom teknolojilerini tarif etmek için kullanılır.
Gözetimli öğrenme (Supervised Learning)
Makine öğrenmesi alanında, etiketli veri kümesi kullanarak modelin eğitildiği yöntemdir. Örneğin, bir fotoğrafta kedi ve köpek etiketleri varsa, model bu etiketleri öğrenerek yeni gelen fotoğrafları sınıflandırabilir.
Gözetsiz öğrenme (Unsupervised Learning)
Verinin etiketlenmediği durumlarda, modelin veri içindeki kalıpları, benzerlikleri ve gruplamaları kendi kendine keşfetmesine dayanan makine öğrenmesi yöntemidir.
Grafik işlemci (GPU – Graphics Processing Unit)
Grafik verilerini işlemek üzere özelleşmiş işlemcidir. Ekran kartının ana bileşenini oluşturur ve yüksek miktarda paralel işlem kabiliyetine sahiptir.
Hadoop
Apache Yazılım Vakfı’nın ücretsiz Java tabanlı bir programıdır. Dağıtık bir bilgisayar ağı üzerinde büyük veri kümelerini işlemek için kullanılır.
Haritalama-Azaltma (MapReduce)
Google tarafından büyük veri kümelerini paralel şekilde işlemek için geliştirilen bir programlama modelidir. “Map” aşamasında veriler parçalara ayrılır ve işlenir; “Reduce” aşamasında ise bu ara sonuçlar özetlenerek nihai çıktıya ulaşılır.
HDD (Hard Disk Drive)
Verileri manyetik plakalar üzerine yazıp okuyan geleneksel depolama sürücüsüdür. Hareketli parçalara sahip olduğu için SSD’ye göre daha yavaştır ve hassastır.
Hizmet olarak altyapı (IaaS)
Infrastructure-as-a-service – Bir bulut bilişim modeli olup, kullanıcıların internet üzerinden sanal sunucular, depolama alanları ve ağ kaynakları gibi altyapı bileşenlerini kiralamasına olanak tanır.
IP adresi (IP address)
“Internet Protocol”ün kısaltmasıdır. Çevrimiçi olarak bilgi gönderen veya alan bir donanım (örneğin bilgisayar) için atanan numaradır.
İnternet servis sağlayıcısı (ISP)
İnternet servis sağlayıcısı – internet bağlantısı sağlayan kuruluş.
İşlemci (CPU – Central Processing Unit)
Bilgisayarın beyni olarak tanımlanır. Bilgiyi işleyen, komutları yürüten ve diğer bileşenlerle etkileşimi yöneten temel donanım parçasıdır.
Java
Geliştiricilerin web içeriği ve akıllı telefon uygulamaları oluşturmak için kullandığı popüler bir programlama dilidir.
Kapsayıcı (Container)
İşletim sisteminin çekirdeğini paylaşan, ancak uygulama ve bağımlılıklarını birbirinden izole şekilde paketleyen bir sanallaştırma yöntemidir (örneğin Docker).
Karanlık veri (Dark data)
Kuruluşlar tarafından toplanan ancak aktif olarak işlenmeyen, analiz edilmeyen veya kullanılmayan veri anlamına gelir. Bu veri, saklama maliyeti ve gizlilik riski yaratabileceği gibi ileride değerli içgörüler de sağlayabilir.
Kaynak kod (Source code)
İnsanlar tarafından okunabilir bir bilgisayar programının temel bileşenidir.
Kuantum bilişim (Quantum computing)
Klasik bilgisayarlardan farklı olarak kuantum mekaniğinin süperpozisyon ve dolaşıklık gibi ilkelerini kullanarak veri işleyen sistemlerdir. Muazzam hızlarda hesaplama yapabilme potansiyeline sahiptir.
Lojik kapı (Logic gate)
Dijital elektronik devrelerde, bir veya birden fazla girişten alınan elektrik sinyallerini belirli mantık kurallarına (VE, VEYA, DEĞİL vb.) göre işleyip bir çıktı üreten temel bileşendir.
Makine öğrenmesi (Machine learning)
Verilerden örüntüler veya kurallar çıkarmak için istatistik ve algoritmalar kullanan yapay zeka alt dalıdır. Sisteme önceden tanımlanmış yönergeler verilmeden, veriye dayalı deneyimle kendini geliştirebilir.
Megabyte/Megabit
1 megabayt, 8 megabite eşittir. Megabayt, bilgisayar depolama ve belleği ifade ederken, megabit genellikle internet hızını tanımlamak için kullanılır.
Meta veri (Metadata)
Diğer verileri tanımlayan veridir. Arama motorları, belgeleri filtrelemek ve uygun sonuçlar sağlamak için bu bilgileri kullanır.
Nesnelerin İnterneti (IoT)
Günlük hayattaki nesnelerin internet üzerinden veri alışverişi yapabildiği, birbirine bağlı bilgisayar cihazları sistemidir. Endüstriyel nesnelerin interneti (IIoT) ise bu teknolojinin üretim sektöründe kullanılmasına verilen addır.
NoSQL veritabanı (NoSQL database)
Tablolar ve satırlar yerine doküman, anahtar-değer çifti veya sütun temelli yapı kullanan veritabanlarıdır. Büyük ölçekli veri işleme ve yatay genişleme gibi ihtiyaçlar için sıkça tercih edilir.
NVMe (Non-Volatile Memory Express)
Yüksek hızlı depolama arayüzü protokolüdür. Özellikle SSD’ler için geliştirilmiştir ve SATA’ya göre daha yüksek hızlar sunar.
OLAP (Online Analytical Processing)
Veri ambarları üzerinde çok boyutlu analiz yapmaya imkân veren bir teknolojidir. Büyük veri kümeleri üzerinde, farklı açılardan (zaman, coğrafya, ürün kategorisi vb.) kırılım ve özetleme yaparak iş zekâsı (BI) uygulamalarını destekler.
OLTP (Online Transaction Processing)
Günlük işlemleri (örneğin e-ticaret siparişi, banka hesabı işlemleri) hızlı ve güvenilir şekilde kaydetmeye odaklanan sistemleri ifade eder. Büyük miktarda eşzamanlı işlem yükünü yönetmek için tasarlanmıştır.
Open Compute Project
Facebook öncülüğünde başlatılan, veri merkezi ürün tasarımlarını BT sektörüyle paylaşan bir topluluk girişimidir. Altyapıyı iyileştirmeyi ve inovasyonu hızlandırmayı amaçlar.
Optik sürücü (Optical drive)
CD, DVD veya Blu-ray gibi optik diskleri okuyabilen ve/veya yazabilen donanım bileşenidir.
Oyunlaştırma (Gamification)
Oyun dinamiklerini (puan, rozet, liderlik tablosu vb.) oyun dışı alanlara entegre ederek katılım, motivasyon veya öğrenmeyi artırmaya yönelik yaklaşımdır.
Ön bellek (Cache)
Web tarayıcılarında sık erişilen web sayfalarını saklamak için kullanılan geçici veri deposudur.
PaaS
Platform-as-a-service – geliştiricilerin çevrimiçi uygulamaları yönetmesine olanak tanıyan bir bulut bilişim modelidir.
PUE
Power Usage Effectiveness – bir veri merkezinin enerji verimliliğini ölçmek için kullanılan bir oran.
RAID (Redundant Array of Independent Disks)
Birden fazla sabit diski bir arada kullanarak veri güvenliğini veya performansı artırmaya yarayan depolama teknolojisidir (RAID 0, RAID 1 vb. farklı seviyeler içerir).
Robotik süreç otomasyonu (Robotic Process Automation – RPA)
İş akışlarında tekrarlayan görevleri otomatikleştirmek için yazılımsal “botlar” kullanan teknolojidir. Verimliliği artırırken insan hatasını azaltmayı amaçlar.
SaaS
Software-as-a-service – bir hizmet sağlayıcının, yazılım uygulamalarını internet üzerinden müşteriye sunmasına olanak tanıyan bir dağıtım modelidir.
Sanallaştırma (Virtualisation)
Bir ağ, sunucu, depolama aygıtı veya işletim sisteminin sanal bir modelini oluşturmaktır.
Siber güvenlik (Cybersecurity)
Bilgi sistemlerini, ağları ve verileri yetkisiz erişim, saldırı veya hasara karşı korumaya yönelik strateji ve uygulamaların bütünüdür. Şifreleme, güvenlik duvarı ve tehdit analizi gibi yöntemleri içerir.
Soğutma (Cooling)
Veri ekipmanlarının ve süreçlerinin optimum sıcaklıkta kalmasını sağlamak için uygun havalandırmanın sağlanmasıdır.
SSD (Solid State Drive)
Verileri katı hâl bellek yongalarında depolayan, yüksek hızlı okuma-yazma kapasitesine sahip depolama birimidir. HDD’ye göre daha hızlı ve dayanıklıdır.
Şifreleme (Encryption)
Yetkisiz erişimi önlemek için verilerin kodlanmasıdır. Son dönemde WhatsApp’ın gizlilik politikaları ile gündeme gelmiştir.
TCP/IP
Transmission Control Protocol/Internet Protocol – internet üzerindeki iletişimi düzenleyen kurallar bütünüdür.
Terabyte/Terabit
Devasa boyutları ifade eder. 1 terabayt, 1 trilyon baytlık kapasiteye karşılık gelirken, terabit 1 trilyon bitten oluşur ve veri iletişiminde kullanılır.
Tier-one taşıyıcı (Tier-one carrier)
Kendi ağının tek işletmecisi olan ve internete ile diğer ağ hizmetlerine doğrudan bağlantı sağlayan bir internet servis sağlayıcısıdır.
Uç bilişim (Edge computing)
Verilerin, merkezi bulut yerine, ağın uç noktasına yakın konumlarda (örneğin IoT cihazları) işlenmesi yaklaşımıdır. Gecikmeyi azaltarak gerçek zamanlı analiz ve karar alma süreçlerini hızlandırır.
Veri (Data)
İşlenmesi veya analiz edilmesi için başka bir forma dönüştürülmüş bilgidir.
Veri akışı (Data streaming)
Verilerin sürekli ve yüksek hızda aktığı senaryolarda (ör. sosyal medya beslemeleri, sensör verileri) veriyi gerçek zamanlı veya yakın gerçek zamanlı olarak işleme yöntemidir.
Veri ambarı (Data warehouse)
İşletmelerin verilerini depoladığı dijital bir depodur. Veriyi kolayca aranabilir hale getirmek için bir “hash” sistemi kullanılabilir ve böylece şirketin farklı departmanları birbirlerinin içeriklerine erişebilir. Uçuş rezervasyonu yapmak veya ATM’den para çekmek gibi günlük uygulamalarda kullanılan veri ambarlama süreci de bu depolamanın adıdır.
Veri arındırma (Data cleansing)
Veri setlerindeki hatalı, eksik veya tutarsız bilgileri tespit edip düzeltme işlemidir. Analiz kalitesini yükseltmek için kritik bir adımdır.
Veri entegrasyonu (Data integration)
Farklı kaynaklardan veya formatlardan gelen verilerin tutarlı bir biçimde birleştirilmesi sürecidir. Kurumsal veri ambarları veya veri gölleri oluştururken sıklıkla uygulanır.
Veri göçü (Data migration)
Verileri bir depolama sisteminden veya biçiminden başka bir ortama taşımayı ifade eder. Örneğin, geleneksel veri tabanından bulut tabanlı bir veri gölüne geçiş sırasında yapılır.
Veri gölü (Data lake)
Yapılandırılmış, yarı yapılandırılmış ve yapılandırılmamış verilerin ham hâliyle tek bir yerde saklandığı geniş bir depolama alanıdır. Veri ambarına göre daha esnek bir yaklaşım sunar.
Veri görselleştirme (Data visualization)
İstatistiksel sonuçları veya büyük veri analizlerinden elde edilen içgörüleri, grafikler, tablolar veya etkileşimli araçlar yoluyla anlaşılır bir şekilde sunma tekniğidir.
Veri hazırlama (Data preparation)
Analiz veya modelleme öncesinde verinin dönüştürülmesi, temizlenmesi ve formatlanması sürecidir. Zamanın büyük bölümü çoğu kez bu aşamaya harcanır.
Veri işleme hattı (Data pipeline)
Verinin ham kaynaktan alınarak, temizlenip dönüştürülerek nihai bir hedefe (ör. veri ambarı, uygulama) aktarılmasına kadar olan aşamaları tanımlayan iş akışıdır.
Veri kalitesi (Data quality)
Bir veri setinin doğruluk, bütünlük, tutarlılık ve güncellik özelliklerini ifade eder. Veri kalitesi yüksek olduğunda analiz sonuçları daha güvenilir olur.
Veri kümelenmesi (Cluster computing)
Büyük hacimli veri işlerini birden fazla bağlı sunucu (küme) üzerinde paralel ve dağıtık olarak gerçekleştirme yaklaşımıdır. Böylece ölçekleme, işlem gücü ve hata toleransı artar (örnek: Apache Hadoop).
Veri madenciliği (Data mining)
Şirketler, ham veriden topladıkları bilgileri analiz ederek gelecekteki iş kararları için kullanırlar. Bu amaçla Microsoft SQL Server gibi karmaşık veritabanı yazılımlarıyla öngörüsel analiz (predictive analytics) yapılır. Örneğin, süpermarketlerde müşteri sadakat kartlarından elde edilen bilgiler, gelecekte sunulacak ürünlerin hedef kitlesini belirlemekte kullanılır.
Veri merkezi (Data centre)
Büyük miktarda veriyi depolamak, işlemek ve dağıtmak için kullanılan, ağ ile birbirine bağlı çok sayıda bilgisayarın bulunduğu bir tesistir. Sunucular (server), yönlendiriciler (router) ve güvenlik duvarları (firewall) gibi BT ekipmanlarının yanı sıra güç kaynakları, yedek jeneratörler ve havalandırma sistemleri gibi temel altyapıyı da barındırır. Kritik BT operasyonlarının merkezinde yer alan veri merkezleri, bir işletmenin kalbi gibidir.
Veri operasyonları (DataOps)
Veri analitiği, veri mühendisliği ve operasyon ekipleri arasındaki iş birliğini ve otomasyonu vurgulayan, “DevOps” mantığına benzer bir yaklaşımdır. Sürekli entegrasyon, sürekli teslim gibi tekniklerle veri süreçlerinin etkinliğini artırır.
Veri pazarı (Data mart)
Veri ambarının bir alt kümesi olan ve şirket içindeki belirli bir grubun (örneğin satış ekibi) kullandığı veri deposudur. Merkezi bir arşivin aksine, veri pazarları belirli bir ihtiyaca veya amaca odaklanır. Veri sanallaştırması (data virtualisation) ise bu verilerin yönetimidir.
Veri siloları (Data silos)
Örgüt içinde farklı departmanların veya sistemlerin, verileri izole bir şekilde saklaması ve paylaşmaması durumudur. Büyük veri analizi için veri bütünlüğünü zorlaştırır; entegrasyon çabaları bu silo etkisini kırmayı amaçlar.
Veri yönetişimi (Data governance)
Veri politikalarının, standartlarının ve süreçlerinin kurumsal düzeyde belirlenip uygulanmasıdır. Veri güvenliği, gizliliği ve bütünlüğü gibi alanları kapsar.
Yapay zeka (AI)
İnsan zekasını simüle edebilen bilgisayar sistemlerinin geliştirilmesidir.
Yazılım tanımlı ağ (Software-defined network)
Mühendislerin ağ trafiğini ve davranışlarını açık arayüzler aracılığıyla yönetmesine, fiziksel donanımlara dokunmadan kontrol etmesine imkan veren ağ teknolojisidir.
Yayın akışı (Streaming)
Netflix’in popülerleştirdiği, yüksek görsel veya işitsel kaliteyi kesintisiz şekilde sunan bir veri aktarım tekniğidir.
Yüz tanıma (Facial recognition)
Kişinin yüz özelliklerini analiz ederek kimlik tespiti veya doğrulama yapan biyometrik teknolojidir. Güvenlik ve kullanıcı deneyimi alanlarında yaygınca kullanılır.
Yüz tanıma (Facial recognition)
Kişinin yüz özelliklerini analiz ederek kimlik tespiti veya doğrulama yapan biyometrik teknolojidir. Güvenlik ve kullanıcı deneyimi alanlarında yaygınca kullanılır.
Zip sürücü (Zip drive)
Bilgisayar dosyalarını yedeklemek için kullanılan taşınabilir bir cihazdır. Disketlerden bu yana uzun yol kat edilmiş, 2017’deki CES fuarında dünyanın en yüksek kapasiteli USB bellek sürücüsü tanıtılmıştır.


















Comments